Hayalperest Dünyama Hoşgeldin

Bazen Hayaller, Bazen Gerçeklerdir, Bizi Hayata Bağlayan!

Sevgili Okurlar!!

Bu Sezon Oldukça Yoğun Bu Sebeple Yazılarıma Kısa Bir Ara Vermek Zorundayım Mayısta Tekrar Başlıyacağım

19 Şubat 2010 Cuma

Bir Kendi Tarihçi

Şimdi sevgili blog yöneticim bu yazıma biraz bozulacak. Malumunuz kendisi sıkı bir Murat Bardakçı takipçisidir. Ancak bana hak vereceğini düşünüyorum. Yazarın 18.02.2010 tarihli yazısını okudum. Gençlerin, filanca yazarın, filanca kitabını tavsiye eder misiniz? Gibi sorularına toplu cevap vermiş. Yeni romanlardan, yeni yazarlardan tarih öğrenilemiyeceğini vurgulamış. Yeniden kastı genç mi, yoksa piyasada yeni mi anlayamadım. Ben yazısında sanki "Benden başka tarihçi yok" dediği hissine kapıldım. Gerçi bu yazımı okusa kızardı. O koca sesiyle "Ben tarihçi değilim, gazeteciyim" diye bağırırdı. Ama bütün tarihçileri karalamış. Bence piyasada gerçekten araştırmış, hakkını vermiş çok tarihçi var. Ben bunların bir kısmını ilgiyle okuyorum. Türkiyede gençler ikiye ayrılmış. Bir, cehaleti seçenler. İki, okur-yazarlığı seçenler. Şimdi bu "cehaleti seçenler" cümleme de tepki gelebilir. "İmkanımız olduda biz mi seçtik" diye. Bu bir savunma olamaz. Bunun arkasına sığınmak, ancak cehaletini belgeler. Nerde ve nasıl olursak olalım. İsteyen kendini yetiştirebilir. Ve diyorum ki, Sayın Bardakçı, gençler olarak çok yazarların kitaplarını okuyoruz. Ve şükür ki, doğruyu-yanlışı ayırt edebiliyoruz. Mesela sizi okuyorum, zevkle izliyorum. Ve ben kendi kafamda, sizin de doğru mu, yanlış mı olduğunuzu ayırt etmişim. Gerçekten çok değerli, başarılı, işine gönül vermiş birisiniz. Ama denir ya, büyük adamların, büyük hataları olur diye. Bence en büyük hatanız, Osmanlı padişahlarının içki içtiğini söylemenizdir. Kızacaksınız ama aynen böyle düşünüyorum. Ve bu fikrimi destekleyen çok kişi bulabilirim. Ancak Bardakçının bu iddia'ya cevabı hep şöyle; "Ben söylemiyorum. Torunu söylüyor." Bana pek mantıklı gelmiyor. Osman Ertuğrul efendi dedesi 2. Abdülhamid'i beş yaşlarında iken, bir ya iki kere görmüş. O yaşta bir çocuğun böyle bir ayrıntıyı hatırlaması zor. Nitekim bunu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden biri ile yaptığı ropörtajda söylemiş. "Çok küçüktüm, hatırlamıyorum." Profesöre verdiği bu ropörtajın, yanılmıyorsam eğer, sesli yahud yazılı kaydı bulunuyor. Bu durumda akla iki şey geliyor. Ya rahmetli Ertuğrul efendi, kime ne dediğini bilmiyor. Yada Murat Bardakçı yahut Profesör yalan söylüyor. Varsayalım Bardakçı bu iddiasını yüzde yüz ispatladı. Peki soruyorum. Fatih Sultan Mehmet Hanın içtiğini nasıl ispatlayacak. Bence bu iddialar, alçak bir iftiradan başkası olamaz.

2 yorum:

Deniz Bozkurt dedi ki...

Şimdi şöyle bir gerçek varki; Murat bey tarihe ve tarihçiye saygısı olan bir insandır. Yazısında bu işin hakkını verenleri kast etmediğini düşünüyorum. Sana kendini ön plana çıkarıyormuş gibi gelmiş. Ama bence, hep bahs ettiği Abdülhamid Han tüccarlarına dokundurmuş. Ayrıca kendini ön plana çıkarması da söz konusu değil. Proğramında da çok sayıda tarihçiyi, üstadı konuk etmiştir ve etmeğe de devam edecektir. Okurlarımız benim Bardakçının avukatlığını yaptığımı düşünecekler. Ama seninde dediğin gibi; şükür ki doğruyu-yanlışı ayırt edebiliyoruz. Bardakçıyı takip etmem onun ağzından çıkan herşeyi kabul etmem anlamına gelmiyor. Abdülhamit Hanın içki içtiği hususunda senin gibi düşünüyorum. Ancak yazının sonundaki İFTİRA kelimesi ağır olmuş. Bilerek ve istiyerek bir padişaha iftira atmaz. Yalnız o değil hiçbir gazeteci ve tarihçi bunu yapmaz.

merve dedi ki...

Yalnız o değil hiçbir gazeteci ve tarihçi bunu yapmaz."

Başka şekilde örneklendirmek gerekirse:
Sınırlarında bulunduğumuz ve başka ülkelerden bî haber olduğumuz için türkiyede ki bir gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum gerek Zekeriyya beyaz gerek Yaşar nuri, Fetullah gülen gibi reformcular her ne kadar artık şaklaban konumuna düşsseler de "doğruyu-yanlışı ayırt edebilen"toplum haricinde hala onların sözlerine itaat eden ,izleyen kitablarını alıp hatim eden şeksiz şüphesiz İnanan insanlar var.Bu reformcular ve kuyrukları bilmedikleri ve doğru bilinçlendirilmedikleri için bu yalnışlara düşüp felakete sürükleniyorlar ve sürüklüyorlar...Demek istediğim dinini üç beş çapulcuya paraya pula satan ahmak insanlar bile olduğuna göre bir iki padişahın şarap içtiğini savunacak budalalar da çok bulunur.
Şunu da hatırlatmak isterim

Sepetteki bir çürük elma diğerlerininde çürümesine sebep olur.
Allah aklımızı ziyade etsin; bu her renkten bulunan dünyada.İşimiz zor..