Hayalperest Dünyama Hoşgeldin

Bazen Hayaller, Bazen Gerçeklerdir, Bizi Hayata Bağlayan!

Sevgili Okurlar!!

Bu Sezon Oldukça Yoğun Bu Sebeple Yazılarıma Kısa Bir Ara Vermek Zorundayım Mayısta Tekrar Başlıyacağım

26 Şubat 2010 Cuma

O Kim?


Dün saat 22:00 sularında kapı çaldı. Kapıyı bir açtım ki; iki arkadaşım. Sana çay içmeğe geldik dediler. Şaşkınlıkla buyurun dedim. Evin hali berbattı. Neyse canım, yabancı değillerdi ya. Çayları koyduk. Kızlardan biri sordu.
- Yaa çok merak ediyorum ve hiç anlamıyorum. Bize biraz ergenekon, ay ışığı, sarıkız, balyoz nedir? Anlatır mısın? Mesela (gazeteyi göstererek) niye almışlar bu adamları içeri?

Kendi çapımda, kendimin de anladığı kadar anlatmaya başladım. Nasıl oldu bilmiyorum, kendimi Diyarbakırda buldum. Diyarbakır konuşulur da Gaffar Okan konuşulmaz mı? Kendimden emin, karşımdakinin de konuya hakim olduğunu düşünerek başladım.

- Rahmetli Gaffar Okkan...

Demeye kalmadı. Heyecanla başladığım söz şu soruyla bıcak gibi kesildi.

- O kim?

O kim? O kim? O an da kala kaldım. İçimden; O, o bir kahraman, o Türkiyenin kapanmayan yarası... Gibi düşünceler geçti. Hiç birini söyliyesim gelmedi. Şevkim kırılmıştı.

Yıllardır savunduğum teori çökmüştü. Hep " Gençler olarak bilinçliyiz. Devleti, milleti, gündemi takip ediyor, ilgilenmiyor görünsekte, neyin ne olduğunu biliyoruz." Derdim. Öyle olmadığını gözlerimle gördüm. Onun bu kadar ilgisiz olduğunu yeni anladım. Daha önce bu konuları hiç konuşmamıştık. Düşüncelerden sıyrıldım ve;

- Boş ver canım. Hadi biraz da sen anlat. Yeni bir şey aldın mı? İndirim var mı?

Bir an da, siyasi konuların kasvetiyle gerilmiş olan kızın gözleri parladı. Onun ilgi alanına geçmiştik sonunda.

O zevkle anlatıyordu. Ama ben, yüreğimi sızlatan o soruyu düşünmekten kendimi alamıyordum. "O kim."

Şimdi yazımı bitiricem ve nette Rahmetli Ali Okkan hakkında ne kadar bilgi varsa linklerini arkadaşıma göndericem. Umarım, sorusunun cevabını doğru olarak bulur.

Onu ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum.

9 yorum:

Zehra dedi ki...

çok haklısın burcu.Bu vatan ugruna canını veren değerli bir insanı bu vatanın evlatlarının tanımaması çok üzücü bir şey..

KALE-M SAHİBİ dedi ki...

Daha üzücü olan, birilerinin bunları bilmemesinden ziyade, geri kalan kesimin bu gerçeklerle yaşamak zorunda kalmasıdır belki. Ütopik bir düşünce olabilir ama terör olmasa, darbe olmasa, altyapı eksiklikleri, ekonomik problemler olmasa ya da hayatımızı bu kadar kaplamasa da, toplum bilime, sanata yönelse ve içini, dışını tüm pisliklerden arındırmaya gayret etse demekten alamıyorum kendimi. Farketmeli ama mikroskobik detaylar için durup dinlenmemeli. Çünkü zaman öylesine değerli. İki işi aynı anda yapmayı artık öğrenmeli. Zaman mükemmel bir ev sahibi, konuklarını nereye oturtacağı hususunda pek bir deneyimli. Bu ülkenin metropolünde yaşayan herkes iyi bilir ki, kazanın ayrıntılarını görmek için yavaşlayan şöförlerdir, trafik tıkanmasının en büyük nedenlerinden biri.

Adsız dedi ki...

&Kale-m Sahibi&

Her zaman olduğu gibi bu konuya da farklı açılardan bakıyoruz. Yorumunda bir örnek vermişsin. Sürücüler durup kazaya bakmasa trafik yavaşlamaz diye. Evet dediğin gibi yavaşlıyorlar. Ama umursuzca yola devam ediyorlar. Bence sorun hayatın yavaşlaması değil, kimsenin bu faili meçhul cinayetlere el atmaması, unutup gitmesidir. Hrant Dink'i kimse unutmaz. Her sene ağıtlar yakılarak anılır. Anılmasın demiyorum elbette.Biri söylesin lütfen, Hrant Dink Türkiye için ne yapmış. Ama bu ve bu gibiler unutulur. Sen diyorsun ki; " Unutmayalım ama hayat devam ediyor." Unutmayalım ve unutturmayalım. Acılarını yüreğimizde hep taze tutalım. Gerçi bu acılara da yürek dayanmaz ya, neyse...

Deniz Bozkurt dedi ki...

&Burcu Polatkan&

Aranızdaki muhabbete dahil olmak istemezdim. Ancak tutamadım kendimi, söylemeden geçemiyeceğim. Unutmayalım ki; Hrant Dinkte cinayete kurban gitti. Üstelik bizim ülkemizde. Her ne kadar Ali Okkan Türkiyenin gönül yarası ise de, Dink cinayeti Türkiye'ye yüz karası olmuştur. Dink'i ülkemizde bir Türk'e öldürterek Türkiye'yi karalamaya çalıştılar. Bence başardılar. Ayrıca Dink kıymetli bir gazeteciydi. Bana sorarasanız Dink'i Türkiye ile Ermenistanın ilişkilerini bozmak isteyenler öldürdü.

merve dedi ki...

Deniz Bozkurt
"Ayrıca Dink kıymetli bir gazeteciydi."

Hrant Dink in yazılarını ve düşüncülerini biliyormusunuz?
Peki "Türk'ün kanı zehirlidir" cümlesini sarfettiğini_?

13 Şubat 2004'te yayımlanan bir makalesindeki "'Türk ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni nin Ermenistan la kuracağı asil damarında mevcuttur."

Reuters'a "Evet 1915’te olan bir soykırımdı" biçiminde bir demeç verdiğini biliyormuydunuz_?

KALE-M SAHİBİ dedi ki...

Burcu Polatkan,

"Farketmeli ama mikroskobik detaylar için durup dinlenmemeli." yazmışım, "İki işi aynı anda yapmayı artık öğrenmeli." diye eklemişim. Trafik örneğinde, şoförlerin ilerlemesiyle görevlilere yardım etmiş olacağı çıkarımını yapmış, zamanın olayları ait olduğu kategorilere yerleştireceğinden dem vurmuşum. Yani, aynı şeyleri söylemişiz. "Ama" ile başlamanı gerektirecek hiçbir cümle kurmamışım.

Merve ve Deniz,

Bize göre ne kadar marazi düşüncelere sahip olsa da, bir insanın yaşama hakkının böyle dehşet verici bir şekilde alınmasını kınıyorum. Bir yaptırım uygulanacaksa bu aynı platformda yapılmalıdır. Eminim, hepimiz de böyle düşünüyoruz. Hayat bizim düşüncelerimizi baz alarak devam etmese de, biz sade vatandaşlar her daim soğukkanlılığını koruyan kesimden olmayı tercih etmeliyiz. Hafıza için ise, B vitamini kullanır, konu komşuya B vitamininin ne kadar muhteşem olduğu anafikrini taşıyan coşkulu konuşmalar yaparız, olur biter. :) Herkesin takdiridir ki, dünyayı değiştirmenin ilk adımı kendimizi değiştirmektir.

Deniz Bozkurt dedi ki...

&Merve&

Sözünü ettiğin yazılarını okumadım. Açıkcası takip etmiyordum kendisini. Bir kaç yazını okumuştum yalnızca. Ne diyim bir sen, bir Kale-m Sahibi fena susturdunuz beni. İkinizde bu durumda haklısınız. Teslim oluyorum. Ben topu Burcuya bırakıyorum :)

Adsız dedi ki...

&Deniz&, &Merve&, &Kale-m Sahibi&

Denizcim ortalığı kızıştırıyorsun sonrada topu bana atıyorsun. Bende topu auta yolluyorum. Walla ikimiz bir olup bu ikisine laf yetişdiremedik ya neyse. Benden de bu kadar :)

merve dedi ki...

Hakem kırmızı kartı gösterdi , Burcu ve Deniz omuz omuza saha dışında kalırken; kalemsahibi ve merve brezilya dansı yapmaktan kendini alamadı.

oturum kapanmıştır. !