Kimden mi bahs ediyorum. Bilenler anlattığımdan çıkaracaklar. Bilmeyenler için ise orjinal bir karakter diyelim anlatıcağımız kişi için. Bahs etdiğimiz arkadaşım, gurup olduğumuzu düşünürsek, her bir kişinin "o olmasaydı hayatımızın rengi olmazdı" diyeceği kadar renkli bir kişi. Şimdi birkaç hatıramı hatırladım, anlatayım. Arkadaşlarımızla tatile gitmişdik, on kişi kadar kızız.Hepimiz mutlu, hepimiz şen. Öyle yaa güzel bir tatil bizi bekliyor. Dinlenmek ve dejarj olma planları içindeyiz neyse biz postu atdık eve bir güzel yerleşdik, gece güzel geçmesine geçdi de öteki gün havuza gitmek için on kız banyodan hazırlığını yapıpda çıkan, kapıda benim güzel arkadaşımı görüyor. Hee niye görüyor? Diyeceksiniz. Hepimizden önce inmiş de ondan ve elinde saat bekliyor kim ne zaman geldi? Biz on kız durumumuzun vehametini, kalkışdaki sorunumuzu ve rötar süremizi öğreniyoruz ki 45 dk. imiş ve yarın hepimizin aynı saatde ve aynı yerde bulunup bu düzensizliğe bir son vermemizi tembihliyor. Biz de seni mi kıracağız güzel arkadaşım diyoruz. Ama öteki günkü manzara yine aynı oluyor kader utansın ki iki banyo var kaldığımız yerde, eee tatil komşumuza da sizin banyoyu kullanabilir miyiz? Diyemeyiz ya! Mecbur yine inen, güzel arkadaşımın güzel yüzüyle karşılaşıyoor:))) Havuzun yoluna koyuluyoruz. Biz ona bu askeri darbenin bize vuran kısmımı gözüyle bakarken, onunda bize yeşilliğe yayılmış dana gözüyle bakdığı, gözünden okunuyor. Neyse su kızgınlığımızı söndürüyor ve enerjimizi tüketiyor, kuzucuklar şeklinde duşlarımıza giriyoruz o da ne? Sanki fiskiyede "ağırlık çalışmayan kaldırmasın" yazıyor. Yorgunlukdan zar zor atıyoruz kendimizi dışarııı.Eee tahmin etmişsinizdir. Kapıda suratı asılı kişiyi. Yaa bu insanın nasıl vücüdu var. Yorgunluk bilmez. Bu nasıl bir görev aşkıdır. Tatildede buldu bizii. İçimden "bu insanı keşf etmeyen şirketler yansın, askeriye yansın, sen yanma, sıkma canını" diyorum. Velhasıl dokuz kişi onu ikna edemedik, o da dokuzumuzdan birini ikna edemedi. Öyle bir tatildi ki, gözleriniz kapandığı anda aldığınız kafeinle, zınk diye açılır. Biz de işde hayat dediğimiz anda zınkladık. Zınkladıkdan hemen sonra işde hayat dedik. Yani mutlulukla gerginlik arasındaki yolu çok kısa sürelerde aşdık. Şunu da itiraf etmeliyimki 60 dk. mutluysak 2 dk. gergindik. AMA CANIM ARKADAŞIM sana kameralar önünde sesleniyoruum:))) O iki dakikayı da mutlu geçirmek istiyoruuz. Sensiz olamıyıyacağımız için bize lutfeet diyoruum ve bitiriyoruum.
9 Şubat 2010 Salı
Tatlıdır, sevimlidir, hoşdur, bazı kaprisleri çok boşduur:))
Kimden mi bahs ediyorum. Bilenler anlattığımdan çıkaracaklar. Bilmeyenler için ise orjinal bir karakter diyelim anlatıcağımız kişi için. Bahs etdiğimiz arkadaşım, gurup olduğumuzu düşünürsek, her bir kişinin "o olmasaydı hayatımızın rengi olmazdı" diyeceği kadar renkli bir kişi. Şimdi birkaç hatıramı hatırladım, anlatayım. Arkadaşlarımızla tatile gitmişdik, on kişi kadar kızız.Hepimiz mutlu, hepimiz şen. Öyle yaa güzel bir tatil bizi bekliyor. Dinlenmek ve dejarj olma planları içindeyiz neyse biz postu atdık eve bir güzel yerleşdik, gece güzel geçmesine geçdi de öteki gün havuza gitmek için on kız banyodan hazırlığını yapıpda çıkan, kapıda benim güzel arkadaşımı görüyor. Hee niye görüyor? Diyeceksiniz. Hepimizden önce inmiş de ondan ve elinde saat bekliyor kim ne zaman geldi? Biz on kız durumumuzun vehametini, kalkışdaki sorunumuzu ve rötar süremizi öğreniyoruz ki 45 dk. imiş ve yarın hepimizin aynı saatde ve aynı yerde bulunup bu düzensizliğe bir son vermemizi tembihliyor. Biz de seni mi kıracağız güzel arkadaşım diyoruz. Ama öteki günkü manzara yine aynı oluyor kader utansın ki iki banyo var kaldığımız yerde, eee tatil komşumuza da sizin banyoyu kullanabilir miyiz? Diyemeyiz ya! Mecbur yine inen, güzel arkadaşımın güzel yüzüyle karşılaşıyoor:))) Havuzun yoluna koyuluyoruz. Biz ona bu askeri darbenin bize vuran kısmımı gözüyle bakarken, onunda bize yeşilliğe yayılmış dana gözüyle bakdığı, gözünden okunuyor. Neyse su kızgınlığımızı söndürüyor ve enerjimizi tüketiyor, kuzucuklar şeklinde duşlarımıza giriyoruz o da ne? Sanki fiskiyede "ağırlık çalışmayan kaldırmasın" yazıyor. Yorgunlukdan zar zor atıyoruz kendimizi dışarııı.Eee tahmin etmişsinizdir. Kapıda suratı asılı kişiyi. Yaa bu insanın nasıl vücüdu var. Yorgunluk bilmez. Bu nasıl bir görev aşkıdır. Tatildede buldu bizii. İçimden "bu insanı keşf etmeyen şirketler yansın, askeriye yansın, sen yanma, sıkma canını" diyorum. Velhasıl dokuz kişi onu ikna edemedik, o da dokuzumuzdan birini ikna edemedi. Öyle bir tatildi ki, gözleriniz kapandığı anda aldığınız kafeinle, zınk diye açılır. Biz de işde hayat dediğimiz anda zınkladık. Zınkladıkdan hemen sonra işde hayat dedik. Yani mutlulukla gerginlik arasındaki yolu çok kısa sürelerde aşdık. Şunu da itiraf etmeliyimki 60 dk. mutluysak 2 dk. gergindik. AMA CANIM ARKADAŞIM sana kameralar önünde sesleniyoruum:))) O iki dakikayı da mutlu geçirmek istiyoruuz. Sensiz olamıyıyacağımız için bize lutfeet diyoruum ve bitiriyoruum.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
5 yorum:
Aramıza Hoşgeldin pulbibeeer. Hepimiz için hayırlı olsun.
Hoşgeldin pulbibeer. Bu arada arkadaşının dakik olması güzel. Hem özel hem de iş hayatında başarılı olur.
amanda amaaaaan askeriye ye asker yetiştiriyoruz...eeee kampta eğtim var öyle herkesin keyfine göre olmaz:)))
Çok başarılıdır kendsi,en başda yazıcaklarıma karşın kendini sevdirmeyi başarmışdır ve vaz geçilmemeyi evet biz onsuz yapamayız.Yukaraıdaki hoş geldin yazınız için teşekkür ediyorum efendim,hoş bulduk sizlerle olmak benim içn çok keyifli.
destekciler çoğalıyor canım bakıyorumda...ben geç katılsamda site destekcisiyim o yüzden hepinize hoşgeldiniz demek istiyorum geç olsada :)
Yorum Gönder